4 kuşak görmüş emektar bir lezzet, bu lezzetin
hazırlanışında kimsenin hakkı geçmesin diye 10 gram fazladan et koyan koca
yürekli bir çınar…
Hacı Şükrü Çeşmeci, küçük ahşap bir binada fırın kebabı ve poğaça
yaparak işe başlıyor. Bu dönemlerde tarih 1907’yi gösteriyor. Her şeyi ince
ince düşünüyor. Kuzuların dört aylık büyüme dönemlerinde kepenklerini kapatıp
erişmelerini bekliyor. Kimsenin aklında soru kalmasın diye fırın kebabını nasıl
yaptığını bir kâğıda yazarak dükkânına asıyor. Hatta dişi koyunun 8, erkek
koyunun ise 4 saat bakır tepsilerde pişmesi gerektiğini dahi belirtiyor. Pişim
evresinde meşe odunundan başkasının kullanılmaması gerektiğini de notlarına
ekliyor. 4 kuşak görmüş Hacı Şükrü’nün fırını, halen bu notlarda yazılan püf
noktaları uyguluyor ve Şükrü Çeşmeci’nin bıraktığı lezzeti sürdürüyor.
Şükrü Çeşmeci, çocuklarına
başarısının sırrını anlatırken şöyle bir öğüt veriyor; “Bir porsiyonda 100 gram
et vardır. Fakat siz, 110 gram koyun. Kimsenin hakkı üzerinizde kalmasın.”.
Aradan yıllar geçmesine rağmen bu küçük ama değerli öğüt, devamlılığını koruyor.
Tabaklarda her daim porsiyondan daha fazla et bulunuyor. Şuan damadı Ali
Şengönül’ün işlettiği fırın, ikinci bir şubesiyle Meram’da hizmet veriyor.
Burası, ilk işletmenin olduğu yerden çok daha büyük ve ferah. Bu yüzden daha
fazla tercih ediliyor. Restoranın süs havuzuyla süslenen küçük bir bahçesi
bulunuyor. Yaz akşamlarında bu bahçe devamlı dolu oluyor. İç mekânda duvarları
antika objeler ve fırın tarihini anlatan eski fotoğraflar süslüyor. Menüde
fırın kebabının dışında farklı yöresel lezzetler de bulunuyor. Fakat söz konusu
Hacı Şükrü’nün fırını olunca, menüye bile bakmadan tandır söylemek gerekiyor.
Konya’ya gelmişken fırın
kebabını denemeli ve bu lezzet için Hacı Şükrü’nün fırınına gitmelisiniz.
| Pazartesi: | 08:00-23:00 |
| Salı: | 08:00-23:00 |
| Çarşamba: | 08:00-23:00 |
| Perşembe: | 08:00-23:00 |
| Cuma: | 08:00-23:00 |
| Cumartesi: | 08:00-23:00 |
| Pazar: | 08:00-23:00 |